Skip to content

Futbol, Turizm, Karnaval Ülkesi İSPANYA

May 8, 2012

Uzun yüzyıllara dayanan tarihi boyunca hem Avrupa kültünün kurucu unsurlarından biri olmuş hem de Avrupa’nın dışında kalmış ya da bırakılmış. Kuzey Afrika’dan yayılan Arap fetihleri ile bir dönem müslüman kültürü etkisi altında kalmış ve bu etkileri kendi kültürü ile harmanlayarak bugünkü sanatsal yapısını ve dünyanın her yerinde adından söz ettiren mimari yapısını, güzellilerini ortaya çıkarmış İspanya…

Bir çok şampiyonalara imza atmış futbol takımları, yılda milyonlarca ton domates harcayarak düzenledikleri domates festivalleri, her ne kadar önümüzde ki yıllarda yapılması yasaklansa da boğa güreşleri, organik olması yasalarla garantiye alınan tarımı, resmi olarak hiçbir din kabul edilmemesine rağmen halkın büyük çoğunluğunun Katolik olması, canlı bir gece hayatına sahip olması, ülke içerisinde yer alan bask bölgesi ve daha bir çok özelliğe sahip ülke İspaya.

Tam anlamıyla ziyaretçilerine görsel bir şölen yaşatan başkent Madrid, yapıları, müzeleri ve katedralleri ile göz dolduruyor. Tarihi, geometrik şekillere sahip yapıları ve heykelleri ile Avrupa kentlerinden ayıran özelliklere sahip. Mimari güzelliğinin sebepleri arasında sayılabilir Picasso, Miro, Dali ve Gaudi gibi dünyada sanat alanında bir dönüm noktası olan sanatçıların bu ülkede yaşamış olması ve yeteneklerini bu ülkede ortaya koymaları.

Bir gün içerisinde tonlarca domatesin sokaklara dökülerek ezildiği ve etrafında insanlardan izin alınarak karşılarında hiç tanımadıkları kişilere domateslerin fırlatıldığı bir etkinlik şeklinde kutlanan Domates Festivali vardır İspanya’nın. Dünyada ki milyonlarca aç insan hiç düşünülmeden saatler içerisinde festival çerçevesinde sokaklarda tonlarca domates ezilir. Bir de domates tohumu üretiminde aranan  ihraç eden bir ülke. Lakin her yıl tekrar tekrar tohumları ihraç etmek durumundasınızdır. İhraç ettikleri tohumlar bir kez üretilebilme olanağına sahiptir.

Tarım Ülkesi Olmasına Sebep Bir Tarih

Tarihi boyunca birçok ulusun egemenliği altında kalan ülke bir dönem de Endülüslerin egemenliği altında kaldı. İspanya’da, bir dönem birliği sağlayan ve Hıristiyanlığı İspanya’da yayan Roma İmparatorluğu’ndan sonra yaşanan yeni istilalardan sonra Vizigotların istilası döneminde de Hıristiyanlığı yayılmıştır. Ülke mimarisi içerisinde yer alan müslümanlara özgü kültürel öğeleri ise ülkeye bir dönem hakim olan Endülüsler zamanında aldılar.

Yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmelerde Avrupa dışında kalan ülke İspanyol denizcilerin yeni dünyayı keşfetmeleri ile önemli bir aşama kaydetmelerine rağmen bu özelliğini uzun süre devam ettiremeyerek dünyada yaşana gelişmelerden koptu. Ülke nüfusunun büyük bir bölümünün Katolik olması da dünya ile entegre bir şekilde ilerleyememelerine sebep olduğu söylenebilir. Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaşana sanayi devrimini yakalayamayan İspanya bir tarım ülkesi konumunda kaldı. Bu geri kalmışlığı ile birlikte sosyal ve demokratik açıdan da geride olan ülkede iç savaşın sona ermesi ve baskıcı zihniyetin yavaş yavaş sona ermesi ile Avrupa ülkeleri arasında yerini almaya başladı. Askeri yönetimler ve tam anlamıyla gelişmeyen demokrasi İspanya’nın tarihinde her zaman birer sorun oluşturdu.

ETA

Ülke içerisinde kendi bölgelerinde bağımsızlıkları için mücadele ettiklerini savunan bir örgüttür. Ülkede kendi alanları olan Bask Bölgesi içerisinde etkin bir konumda olan ve mücadelelerinde silah kullanan örgüt amacı ise Franko rejimini devirip yerine Marksist-Leninist doğrultuda solcu bir rejimi kurmak, Bask bölgesini İspanyadan ayırıp, bağımsız bir devlet teşkil etmek ve doğrudan Avrupa Federasyonuna entegre edilmektir.
İspanya’nın kuzeyinde yer alan ve özerk Bask Bölgesinde etkin olan ETA geçtiğimiz aylarda mücadelelerinde silahı bıraktıklarını açıkladılar. Kendilerine ait başkentleri bile bulunan Bask Bölgesinde emniyetleri için ise kendi polis teşkilatları sağlamaktadır.

İspanya tarım

Ekolojik tarım İspanya’da Avrupa Birliği çerçevesindeki gelişmelere bağlı olarak 1989 yılından bu yana yasalarla düzenlenmektedir. Organik tarımın uygulandığı alan açısından bu ülke İtalya, İngiltere ve Almanya’dan sonra dördüncü sırada yer almaktadır. Ülkemiz dünyada organik tarım alanı açısından 30’lu sıralardadır, ki bu sevindirici bir gelişmedir. Organik tarıma ayrılan alanların ülke büyüklüğüyle orantılı olduğu göz önüne alındığında Türkiye’deki gelişmenin ümit verici olduğu söylenebilir.

Organik tarım sektörü İspanya’da kuzey ve orta Avrupa ülkelerindekine göre birçok alanda eksiklikler gösterse de son yıllardaki gelişmeler çok kısa bir zaman içerisinde bu alanın kendini kabul ettireceğinin işaretlerini vermektedir.

Özelleştirme Odaklı Bir Ekonomi

70’li yılların ortasında başlayan demokratikleşme süreci İspanya’yı 1986’da AB üyeliğine taşıdı. O ana kadar genellikle tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olan İspanya’nın sanayi üretimi de oldukça verimsiz ve köhneydi. Avrupa Birliği süreci sonrasında İspanya hızlı bir toparlanma sürecine girdi. Zaman içinde rekabetçi bir ekonomiyi benimseyen İspanya verimliliğe dayalı bir ekonomiyi kurma yolunda önemli adımlar attı. Bugün için İspanya Avrupa’nın tarımsal üretim merkezi olmasının yanı sıra gelişmiş sanayisiyle de tüm dünyayla rekabet edebilen bir ülke niteliğindedir. Avrupa fonlarını kullanmasının ile birlikte İspanya’yı bu noktaya getiren asıl şey ülkede gerçekleşmiş olan zihniyet devrimi olmuştu.

Diğer Batı Avrupa ülkeleri gibi İspanya’nın ekonomisi de 2. Dünya Savaşı’nın ardından bir
dönüşüm sürecine girmiş, bu süreçte tarım sektörünün önemi azalırken hizmetler
sektörünün önemi giderek artmış ve bu sektör ekonominin hakim sektörü haline gelmiştir. Perakendecilik, turizm, bankacılık ve telekomünikasyon sektörleri ekonomik faaliyetin en önemli unsurlarındandır.
Son 10 yıllık süreçte ülke ekonomisi yoğun bir özelleştirme programı çerçevesinde
şekillenmiş, hemen her alanda devlet hakimiyeti istikrarlı biçimde azalmıştır. AB
mevzuatına uyum çalışmaları, özellikle enerji ve telekomünikasyon sektörlerinde devlet
hakimiyetinin ve tekellerin kaldırılması sonucunu doğurmuştur. Ancak yine de, halen bazı
alanlarda liberalizasyon çalışmaları beklentileri karşılamamış olup, İspanya piyasasının
tamamen rekabete açılması için yapılması gereken bazı düzenlemeler bulunmaktadır.

İspanya Sanayi

İspanya sanayisinin merkezi, geleneksel olarak, metalurji sanayiinin geliştiği Bask ile
endüstriyel gelişime öncü olan tekstil sektörünün geliştiği Katalonya bölgeleri olmuştur.
Bask’ın, giderek önemini yitiren bazı sektörlere bağımlı kalarak yakın zamana kadar
ekonomiye dinamizm katmakta başarısız olmasına rağmen bu alanlar halen ülke
geleneksel sanayiinin çekirdeğini oluşturmaktadır. Sanayi içinde en önemli sektörler enerji üretimi, petrol ve kimyasallar, taşıtlar ve gıda işleme sektörleridir.

1986 yılında Avrupa Topluluğu’na katılımının ardından ülkeye yönelen yabancı yatırımların
etkisiyle ülkenin sanayi temelinin büyük bir kısmı yabancıların eline geçerken sektörde
ciddi bir yeniden yapılanma da yaşanmıştır. Bunun bir sonucu olarak, ülke bugün çok
sayıda rekabetçi alt sektöre sahip olmuştur. Özellikle otomotiv sektörünün çok güçlü
olduğu İspanya, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın da yedincisi en büyük otomobil üreticisidir.
Ancak 2001 yılından sonra sanayi üretiminin artışı negatif seyir almaya başlamıştır ve bu
sektörde istihdamın azalmasına neden olmuştur. Önem arz eden diğer başlıca imalat
sanayii sektörleri ise gıda, içecek ve tütün, kimyasal maddeler, kağıt, tekstil ve giyimdir.

Din, dil, nüfus

İspanyol anayasası ikinci maddesinde devletin bir dininin olmadığını belirtir. Ancak halkın %96’si resmi olarak Katolik’tir.Nüfusun %2.5’ini İslam, %1’den az kısmını ise Yahudi dinine mensup kişiler oluşturmaktadır.İspanyolca İspanya’nın tek resmi dili olarak kabul edilir, diğer diller ise sadece otonom bölgelerde günlük hayatta kullanılan ana dildir. Bununla birlikte Valencia Bölgesi’nde Katalanca’nın bir bask lehçesi olan Valensiyaca konuşulur.

Ülke nüfusu yüksek sanayileşme ve göçlerden dolayı 20. yüzyılda iki katına çıktı. Bunun ardından, 1980’lerden sonra doğum oranı azaldı ve elli ilden on birinde ciddi nüfus düşüşleri meydana geldi. Bundan sonra Latin Amerika, Doğu Avrupa, Afrika gibi yerlerden göç edenlerin sayısı arttı. İspanya’da hemcins çiftler evlenme hakkına sahiptirler.

Farklı Ülkelerden Binleri Bir Araya Getiren Festival

İspanya’da yaklaşık 70 yıldır devam eden ve La Tomatina olarak bilinen Domates Festivali, her yıl dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce kişiyi Valencia bölgesindeki Bunol Köyü’nde buluşturuyor. Bunol Köyü’nde bir araya gelen katılımcılar, başlama topunun patlatılmasıyla bir saat boyunca birbirlerine domates fırlatarak eğleniyorlar.

Festivalde, kamyonlardan dağıtılan tonlarca domates kullanılıyor. Yük kamyonları ile kasaba meydanına getirilen domateslerin meydanda bulunan turistlerin üzerine fırlatılması ile başlayan festivalin sonunda, Bunol sokakları İspanyolların meşhur domates çorbası ‘Gazpacho’yu andırıyor. Bu sebeple de İspanyollar, bu festivali aynı zamanda dünyanın en büyük gazpachosu olarak da adlandırıyorlar.

1945’lere uzanan La Tomatina Festivali’nin, gençlerin köy meydanında itişip kakışırken çevredeki manav tezgâhlarından aldıkları meyveleri birbirlerine atmalarıyla başladığı anlatılıyor. Her yıl Ağustos ayının son Çarşamba günü kutlanan festival bir hafta sürüyor.

From → Uncategorized

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: