Skip to content

Gıdada Genetik Değişiklik Gerçekte Neleri Değiştiriyor?

May 8, 2012
Yazar : Ahmet Gelir / Sayı :4

Allah’ın kainatı yaratırken var ettiği canlılardaki gen dizilimi, bilim ve teknolojinin gelişimi ile müdahale edilebilir hale geldi. Gen sarmalındaki bu değişim ise insanın beslenebilmesi amacı ile yapılmaya başlandı. İhtiyaç diyenler konuya o pencereden bakanlar her teknolojik değişimi yapan kuruluş veya firmalar ikinci adımda yeni ürünü kendi adına tescil ettirip sahiplendi. Düne kadar doğal yollarla üretim sağlanırken, bol ve kaliteli üretim adına tohumun sahipliği diye bir kavramla tanıştık.

Şimdi buğdayda üç şirket, mısırda beş şirket, patateste iki şirket tüm sahanın sahibi oldu. Düne kadar Allah’ın lütfu, ikramı, ihsanı olan tüm tohumlar bilimsel çalışma adı altında birilerinin oldu.

Konu ilk gündeme getirildiğinde, insanlığın açlık problemine çözüm getireceği ileri sürülse de bu çalışmalar geliştikçe aç insanların sayısında azalma değil artma yaşandı. Artış sadece aç insanların sayısında değil aynı zamanda büyük şirketlerin hesaplarında da oldu.

Günümüzde bioteknoloji bilim sınıflamasında ciddi bir alanı işgal etmektedir.

Genetiği değiştirilmiş ürünlerin insanda ne gibi problem oluşturabileceği ispatlanmış değildir. Zira gıdadan ortaya çıkabilecek problemler hemen uç vermeyebiliyor. Birkaç yıl hatta birkaç jenerasyonu içine alan takipler gerektirebiliyor. İşin doğrusu şu an Amerika şirketlerinin başı çektiği genetik değiştirme çalışmalarının aleyhine görüş serdedecek kurumlar da azaldı. Her geçen gün genetiği değiştirilmiş ürün gamında verimlilik adı altında artışlar gözlenmektedir. Hele hele kendi cinsinin dışında bitki ve canlıdan yapılan gen transferi çalışmalarının gideceği noktayı kestirmek adeta imkansız. Elbette helallik boyutunu da göz önünde tutmalıyız.

Ekonomik olarak transgenik tohumlar doğal tohumlar yanında fiyatları açısından da uygun değildir. Doğal tohumların satışının yasaklanması, yayılmasının önüne geçilmesi anlamı taşıdığı gibi adil bir piyasa da oluşamamaktadır. Bu anlayış geleneksel tohum üretim ve aktarımını baltalamaktadır. Dünyanın birkaç firmanın eline bakar haline gelme tehdidi ortadadır.

Yaşadığımız çağda hususi bir konu önce reklam ve tanıtımlarla kabul ettirilip umumileştiriliyor. Bu görev medyaya verilmiş, görevini iyi yapıyor. İkinci adımda herkesin üzerinde anlaşma sağladığına inanıldığında umumiyetin görüşü hukukileştiriliyor.
Dilerim ecdadımızın bize bıraktığı yeşilin her tonunu, mavinin tüm güzelliklerini, kainatın yaratılış özelliğini bozmadan torunlarımıza ulaştıralım. Yoksa kendi elimizle kendimizi ve geleceğimizi riske atmış oluruz. Kendisine ilimden kısmeti olan bilim adamlarımızın kulakları çınlasın!
  Ahmet Gelir

From → Uncategorized

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: