Skip to content

İthal ET; neye niyET, neye kısmET?

May 8, 2012
Sayı: 3 – EKİM 2011

Türk sofralarının asırlardır vazgeçemediği lezzet…
Niyet temiz, sağlıklı, helal et…
Ne kadarını becerebildiğimiz ise ya kısmet…

Türkiye tükettiği etin sadece %20’sini kendisi karşılayabiliyorken % 80 ithal ediyor. İthal et ise inanç, değerleri, yaşam biçimleri, kültürleri, domuz eti ve türevlerine bakış acısı farklı coğrafyalardan gerçekleştiriliyor.  Hal böyle olunca işin denetim kısmı da büyük önem arz ediyor.

Türkiye’de hayvancılık tarihi ve gelinen durumu Uzman Veteriner Hekim Dr. Mustafa Altuntaş, ithal denetimleri konusunda tek yetkili merci Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü ele alırken bunlarla birlikte ortaya çıkan Türkiye ve dünyada gıda denetimlerinin nasıl yapıldığı konusunu Gıda Mühendisi/ Baş Denetçisi İlknur Öztürk ele alıyor.
Farklı çevrelerden farklı görüşler ile ele alınan ithal et konusuna Kurban Bayramı sonrası bu sayımızda açıklık getirmeye çalıştık.

1970…
Türkiye et bakımından kendi kendine yeterlidir. Üretim talebi karşıladığı gibi her yıl kasaplık canlı hayvan ve et ihracatı da yapılmaktadır.

1990…
Kırsaldan kente göçün başladığı buna bağlı olarak da toprakların ve ağılların boş kalması buna karşılık tüketen nüfusun gitgide arttığı bir dönem. Ticaretin yapısı tersine döndü ve ihracatçı durumdan ithalatçı konumuna gelindi.

2011
Türkiye’de büyük çekişmeler sonucu tek başına iktidar olan bir hükümet ve getirdiği yeni politikalar. 2002 yılında değişen politikalarla hayvancılık ve tarım alanında her ne kadar bir iyileşme olsa da yükselen alçalan grafik sonuçları hayvancılıkta hala geriye doğru bir gidiş yaşandığını gösteriyor. Hayvancılık alanında yaşanan grafiksel değişimler doğru orantılı olarak et fiyatlarını da hareketli bir hale getirdi. Et fiyatlarını orantılamak isteyen ve ülkede ki açığı kapatmak isteyen hükümet ise çare olarak canlı ve karkas et ithalini uygun gördü. Ne kadar uygun olduğu ne kadar işe yaradığı sürekli tartışılsa da ithal etmeye devam edeceğiz gibi görünüyor.

Kendiliğinden mi yoksa birilerinin el hareketleri ile mi bu hale geldiğini bilmediğimiz -bazı çevrelerce kasıtlı bu hale getirildiği bazı çevrelerce yaşanan iklimsel değişikliklerden dolayı bu hale geldiği söylenedursun- hayvancılığın azaldığı yadsınamaz bir gerçek. Buna bağlı olarak da vazgeçilmez besin kaynakları arasında yer alan et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri ithale eder duruma geldik.

Bir dönem öncesi ile değerlendirildiğinde oranların büyük ölçüde alt üst olması, et fiyatlarının bir anda altın değerine yükselmesi ve yapılan açıklamalar ile büyük ve küçük baş hayvan fiyatlarında ki dolaşımlar zannetmiyorum ki bu işin içinde bir el olduğunu göstersin. Bu konunun başka bir boyutu olsa da bu konuya değinmeden hayvanların ya da etlerin ülkemize nereden geldiği, nasıl geldiği, nasıl kesildiğinin sorun olmadığını gösteremeyiz diye düşündük.

Et ithalatına izin verilmesi ile et fiyatlarının dengelenebileceği iddiası ile ülkemize canlı ve karkas et, anguslar girdi. Bunlarla birlikte helal haram kavramları, kurban niyetine kesilebilir mi sorusu ve hayvan fiyatlarında düşüş oldu mu sorusu gündeme geldi.

Karkas ya da canlı et ithalatı ve geçmişten günümüze hayvancılık ve et sorununu statiksel dayanaklarla anlatan Mustafa Altuntaş’ın Dünden Bugüne Türkiye Hayvancılığı ve Et Sorunu Makalesini görüşlere sunuduk.

From → Uncategorized

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: