Skip to content

Türkiye’de GDO’lu Tohum Yok

May 8, 2012
  • Yazar : İlhami Özcan AYGUN / Sayı :4

    Türkiye tarımı son 50-60 yıl esnasında üretim teknolojileri ve tarımsal girdi kullanımı bakımından kayda değer ilerlemeler sağlamıştır. Bu dönem zarfında bitkisel ürünlerde önemli üretim artışları sağlanmıştır. Özellikle 1980’li yıllardan sonra süratle gelişen tohumculuk endüstrisinin bu artışlardaki payı ise son derece belirleyici olmuştur. Ülkede tarımı yapılan belli başlı sebze ve endüstri bitkisi türlerinde hibrit çeşit ve yüksek kaliteli tohumluk kullanımı hızla yaygınlaşmış ve pek çok bitki türünde % 100 seviyelerine ulaşmıştır. Bunun sonucu olarak gerek tarla bitkileri gerekse sebze bitkileri tarımında kayda değer verim artışları elde edilmiştir.

    1980’li yılların ortasına kadar ülkede uygulanan tohumculuk politikaları, araştırmadan dağıtıma kadar uzanan bir süreçte, ağırlıklı olarak kamu kesimini ön plana çıkarmaktaydı. Uygulanan genel ekonomik politikalara paralel olarak, tohumculuk politikaları da içe dönük bir anlayışla formüle edilmişti ve tohumluk ihtiyacının yurt içi kaynaklardan sağlanması yaklaşımı esas alınmıştı. 1982 yılında, ülkedeki tohumluk üretim, tedarik ve ticaretini düzenleyen sistem ve kuralların değiştirilmesi ve özel sektör girişimciliğinin teşvik edilmesi üzerine, özel sektör tohumculuğu gelişmeye başlamış ve ulusal tohumculuk endüstrisinin yapısı değişmiştir. Bu gün artık çoğu tarla ve sebze bitkisi türlerinde tohumluk üretim, tedarik ve pazarlaması özel şirketler tarafından yapılmaktadır.

    Tohumculuk endüstrisi esas olarak, çok sayıda özel tohumculuk şirketi ile halen aktif durumda olan bir kamu tohumculuk şirketinden oluşmaktadır. Ayrıca asıl sorumlulukları çeşit geliştirme ve anaçlık tohumluk üretimi olan bir dizi kamu araştırma kuruluşları da sistemin bir parçasını oluşturmakta olup bunlar “kendine döllenen” az sayıda bitki türünde, bir ölçüde, katkı sağlamaktadır.

    Türkiye modern ve yüksek kapasiteye sahip pek çok tohumluk işleme, paketleme ve depolama tesislerine sahiptir. Tohumculuk şirketlerinin hemen hemen tamamı tohumluk pazarlamasını bayilikler kanalıyla yaparken bazıları ise ayrıca kendi pazarlama ve satış ağlarını sahiptir.

    Türkiye tohumluk pazarı esas olarak sebzeler, serin iklim tahılları ve endüstri bitkileri arasında az çok eşit bir oranda paylaşılmış durumdadır. Buna karşılık, pek çoğu hibrit nitelikli olan ve yıldan yıla nispeten hızlı bir artış gösteren sebze tohumlukları bu pazarın en büyük parçasını oluşturmaktadır. Mısır, ayçiçeği, pamuk ve şeker pancarı gibi çoğu hibrit tohumluklardan ibaret olan endüstri bitkileri ise ikinci büyük segment konumundadır. Özellikle sertifikalı buğday ve arpa tohumluklarını kapsayan üçüncü grup ise değer olarak değilse bile miktar olarak en önde gelmektedir.

    Türkiye’de yaklaşık 70 kadar bitki türünde, yılda toplam 400 bin ton kadar sertifikalı/etiketli tohumluk üretilmektedir. Özel sektör kuruluşları esas itibarıyla hibrit mısır, hibrit ayçiçeği, hibrit şekerpancarı, pamuk, hibrit ve standart sebze tohumlukları, patates, bazı yem bitkileri, çeltik, arpa ve son yıllarda ise buğday tohumluğu üretimi yapmaktadır. Kamu kuruluşları ise geleneksel olarak buğday, arpa ve bazı yem bitkileri ve yemeklik baklagiller üzerine yoğunlaşmıştır. Son üç yılın (2007-2009) ortalaması olarak alındığında Türkiye’de her yıl toplam 200 bin ton buğday, 26 bin ton arpa, 26 bin ton hibrit mısır, 4 bin ton çeltik, 8 bin ton hibrit ayçiçeği 1200 ton hibrit şeker pancarı, 50 bin ton patates, 12 bin ton pamuk ve 2500 ton sebze tohumluğu üretilmektedir.

    1980 sonrasında çeşit ve tohumluk ithalatını kolaylaştıran düzenlemeler tohumluk dış ticaretini de önemli şekilde etkilemiştir. İlk yıllarda ithalat çok belirgin biçimde artmış olmakla birlikte, zaman içerisinde ithalata karşılık ihracat da artış eğilimine girmiştir. Tarla bitkileri tohumluk üretiminde elverişli iklim, teknik kapasite ve nitelikli iş gücü avantajlarını kullanan özel tohumculuk şirketleri 1990’lı yıllardan sonra bu türlere ait tohumlukların ihracatını artırmıştır. Benzer şekilde bazı sebze türlerinde yurt içi çeşit geliştirme ve üretim kapasitelerini artıran bir kısım tohumculuk şirketleri ise son zamanlarda F1 hibrit sebze tohumluğu ihracatında önemli ilerlemeler sağlamıştır.

    Türkiye’nin toplam tohumluk dış ticareti 2009 yılı itibarıyla 229 Milyon ABD dolarıdır. Bu meblağın 158 Milyon Doları ithalat, 71 Milyon doları ise ihracattır. İthalatın en önemli kalemleri ticari kullanıma dönük F1 hibrit sebze tohumlukları ile yurt içinde sertifikalı tohumluk üretimi için getirilen endüstri bitkilerine ait anaç tohumluklardır. 1980 sonrasında başlayan ithalat, geçen 20-25 yıllık dönemde tedrici şekilde artmış olup toplam ithalatın yaklaşık 100 Milyon Doları sebze tohumluklarına aittir.
    Türkiye hiçbir şekilde GDO’lu tohumluk üretmemekte, ithal etmemekte ve bu tohumlukları tarımsal üretim amacıyla kullanmamaktadır. Türkiye’de GDO’lu tohumluk üretimi, ticareti ve çiftçiler tarafından kullanımı 1999 yılında çıkarılan bir Bakanlık Talimatı ile yasaklanmış durumdadır ve bu güne kadar uygulama kesintisiz devam etmektedir.

    Türkiye 1963 yılında ISTA (Uluslar arası Tohumluk Test Birliği) üyesi olduktan sonra uluslararası anlamda teknik ve ticari ilişkileri yoğunlaşmaya başlamıştır. Türkiye 1966 yılından beri OECD tohumluk sistemine dahil olmuştur ve günümüzde çoğu OECD programlarına katılmaktadır. 1989 yılında ise bazı türlerde AB ile eşdeğerlik statüsü kazanmıştır. Tarım Bakanlığına bağlı Çeşit Tescil ve Tohumluk Sertifikasyon Merkezi 2001 yılında ISTA tarafından akredite laboratuar olarak tanınmıştır. Türkiye aynı zamanda, 2007 yılında bazı sebze tohumluklarında OECD sistemine dahil olmuş,  AB eşdeğerliği 2012 yılına kadar uzatılmış ve kısa süre önce ise UPOV üyeliğine kabul edilmiştir. Türkiye aynı zamanda bir ISF (Uluslar arası Tohumculuk Federasyonu) üyesidir.

    Türkiye tohumculuk endüstrisinde özel sektör girişimciliğinin giderek ön plana çıkması, ülkenin uluslararası tohumculuk ilişkilerine farklı bir boyut getirmiştir. Bunun sonucunda, dış dünya ile tohumculuk konusunda tesis edilen ilişkiler artmış ve çeşitlenmiştir. Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı şirketler bir yana bırakılırsa, bu gün Türkiye tohumculuk endüstrisi çok sayıda ülkede konuşlanmış olan başta çeşit ıslahçısı, tohumluk üreticisi, tohumluk dış ticareti yapan şirketler ile yakın işbirliği yapmaktadır. Bu durum, Türkiye’nin dış ticareti kadar teknolojik gelişmesini de olumlu yönde etkilemektedir.

    TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İlhami Özcan AYGUN

From → Uncategorized

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: