Skip to content

Yahya Peygamberin Ekmeği :KEÇİBOYNUZU

May 8, 2012

Kutsal kitaplarda “yaban balı” olarak adlandırılan keçiboynuzunun İngilizce ve Almanca karşılığında “Yahya Peygamberin Ekmeği” anlamına gelir. Hz. Yahya’nın ıssız çöllerde bu meyveyi yiyerek hayatta kaldığı rivayet edilmektedir. Anadolu’nun bir çok yerinde Harnup olarak adlandırılan keçiboynuzu bir çok rahatsızlığa da iyi gelmektedir.

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan keçiboynuzu bundan birkaç yüzyıl öncesine kadar tatlılarda veya şeker yerine kullanılırdı. Beyaz şekerin sofralarda yerini almaya başlaması ile de keçiboynuzu kenara itildi. 1930’lu yıllarda İspanya’da yaşanan savaş sırasında çocukların sağlıklarını koruyabilmelerine ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanların işgalinde olan Yunanistan adalarında açlık tehlikesi ile karşı karşıya gelen halkın bu tehlikeyi atlatmalarına keçiboynuzu sayesinde gerçekleştirmiştir. Bu gibi örneklere rağmen günümüzde sadece hasta olunduğunda ve doktor tavsiye ettiğinde tüketme gereği duyuluyor.

Keçiboynuzu veya harnup ilk onbeş yıl hiç meyve vermeyen bir ağaçtır. Yetişkin yaşına gelen ağaçlar ise 1000 kiloya kadar meyve verme kapasitesine sahip oluyorlar. Keçiboynuzunun her bir çekirdeği 0,2 gram gelmektedir ve ebatlarına bakılmaksızın her biri hiç istisnasız aynı ağırlıktadır. Her zaman aynı ağırlıkta olmalarından dolayı da antik çağlarda ve öncesinde altın ve kıymetli taşların tartımında kullanılırdı.

Gıda endüstrisinde, keçiboynuzu zamkı, sakızı ve türevleri, stabilizör ve kabartıcı etkilerinden dolayı, dondurma üretiminde, katkı maddesi olarak, et ve balık ürünlerinde kullanılmaktadır. Ayrıca; yoğunluğu arttırıcı katkı maddesi olarak soslara, jölelere, şuruplara ve meyve konsantrelerinde de kullanılır. Ve yine keçiboynuzu unu hem pasta sanayinde, hem de kakao yerine kullanılabilen doğal şeker içeriği, düşük kalorisi, kolesterol bulundurmaması ve ucuz olması nedeniyle tercih edilmektedir.

Keçiboynuzu İtalya, İspanya, Kıbrıs ve Türkiye gibi Akdeniz ikliminin hâkim olduğu sahil ülkelerde bol miktarda yetiştirilmektedir. İçindeki E vitamini sayesinde öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi geliyor. Keçiboynuzu balgam söktürüyor, göğsü yumuşatıyor ve bronşları açıyor. Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite karşıda, oldukça etkili bir besin maddesidir. Yüksek sodyum ve potasyum sayesinde tansiyonu düzenler, kandaki zehirli maddelerin temizlenmesinde önemli bir rol alır. Akciğer kanserini % 90 oranında önleme gücüne de sahiptir. İnsan vücuduna giren radyoaktif radyasyonun dışarı atılmasını sağlar ve kalp çarpıntılarını önler. Yüksek doğal şekerler, zengin mineraller ve A-B-B2-B3-D vitaminleri içeriği dolayısıyla, doğal güç ve besin kaynağıdır.

From → Uncategorized

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: